|
Ağu 08
|
2. Dünya uygulamaları
Her devlet farklı sebep ve yöntemle İnternet içeriğine müdahale etmektedir. Engellemenin kapsamı, kullanılan teknik, engelleme süresi, engelleme öncesi ve sonrası takip edilen süreç devletten devlete farklılık göstermektedir. Bazı devletler tek yöntem kullanırken, bazı devletler birden çok yöntemi kombine şekilde kullanmakta ve hatta bazı otoriter devletler hukuk dışı yöntemlere bile başvurabilmektedir.
Özellikle, devletlerin demokrasi ve insan hakları konularındaki yaklaşımları, engelleme sürecinin saydamlığını, hesap verilebilirliği, etkin koruma mekanizmalarının işlerliğini doğrudan etkilemektedir.
Türkiye demokratik toplumlardaki uygulamaları göz ardı edemez.
Anayasanın 13. maddesi açıkça temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması durumunda demokratik toplum düzeninin gerekliliklerinin gözetilmesini öngörmektedir. Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne aday bir ülke olması bu konuda daha hassas davranmasını gerekli kılmaktadır.
2.2. Avrupa Birliği
Avrupa Birliği, üye devletlerinin nüfusu göz önüne alındığında İnternetin en önemli aktörlerinden birisidir. Avrupa genelinde 425 milyondan fazla kişinin İnterneti kullandığı tahmin edilmektedir[1]. Bu kadar büyük bir İnternet kullanıcı kitlesine sahip olmasına rağmen Avrupa Birliği’nin tüm devletleri bağlayıcı ve ayrıntılı bir İnternet içerik politikası bulunmamaktadır. Avrupa Birliği daha ziyade İnternetle ilgili tavsiye kararları almakta ve uygulamayı üye devletlere bırakmaktadır. Bu sebeple, Avrupa Birliği’ne üye devletlerin İnternet içerik politikaları önemli farklılıklar göstermektedir.
Avrupa Birliği’nin bu şekilde bir yaklaşım sergilemesinin iki nedeni bulunmaktadır. İlk neden, hangi alanlarda hangi yöntemin kullanılması gerektiği kesin olarak tespit edilmeden yasal bir düzenlemenin yapılmasının doğru bulunmamasıdır. İkinci neden ise, Avrupa Birliği’nin ifade hürriyeti gibi temel insan hakları kazanımlarının zarar görmesini istememesidir. Avrupa Birliği, bir ülkede sakıncalı olarak kabul edilen hususun başka bir ülkede hukuka uygun olabilmesi ve sakıncalı içeriğin tanımının ülkeden ülkeye değişebilmesi sebebiyle tek bir düzenlemeyle İnternet içeriğine müdahale etmekten çekinmektedir. Avrupa Birliği’nin bu temkinli yaklaşımının aksine, aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanacağı üzere birçok üye devlet katı İnternet içerik politikalarına sahiptir ve bazı üye devlet uygulamaları bizzat Avrupa Adalet Divanı tarafından Avrupa Birliği normlarına aykırı bulunmuştur.
2.2.1. Temel ilkeler
Avrupa Birliği’nin İnternet politikasının esasları 1999 tarihli Güvenli İnternet Kullanımı için Eylem Planı[2] ile 2008 tarihli Güvenli İnternet Programı: 2009-2013[3] altında yer almaktadır.
Avrupa Komisyonu, 1998 yılında yayınladığı Eylem planında sakıncalı İnternet içeriğini hukuka aykırı ve zararlı olarak ikiye ayırmıştır. Bu ayırım ile çocukların yetişkinler için olan içeriğe erişimi ile yetişkinlerin çocuk pornografisi gibi içeriğe erişimi konuları arasında ayrım yapılması amaçlamıştır. Hukuka aykırı olsun veya zararlı olsun sakıncalı içerikle mücadele için Avrupa Birliği İnternet içeriğinin düzenlenmesinde erişim engelleme gibi bir yöntemi tercih etmemiş ve bunun gerekçesi olarak kapatılan web sitelerinin hızla yeniden ortaya çıkmasını ve erişimi engellemenin kolay aşılabilir bir yöntem olmasını göstermiştir. Birlik erişimi engelleme yerine, üye devletler arasında işbirliğinin artırılması, özdenetim uygulamalarının yaygınlaştırılması ve filtreleme sistemlerinin kullanılmasının teşvik edilmesini ana ilke olarak benimsemiştir.
Birliğin İnternet içeriğinin düzenlenmesine ilişkin asıl odak noktası olan özdenetim iki aşamada gerçekleştirilmektedir. İlk aşama hukuka aykırı veya zararlı içeriğin yayınlanmasını önlemektir. İkinci aşama ise hukuka aykırı veya zararlı içeriğin filtreleme yazılımları gibi yöntemler kullanılarak çocuklar tarafından erişilmesini engellemektedir.
Diğer bir deyişle, özdenetim yöntemiyle devlet müdahalesi asgariye indirilmeye çalışılmakta ve her ebeveynin kendi çocuğuna ilişkin tedbirleri alması teşvik edilmektedir. Birliğin özdenetimi öne çıkaran bu yaklaşıma rağmen, birçok devlet erişimin engellenmesi yöntemini farklı düzeylerde uygulamaktadır.
2008 Eylem Planı, 1999’daki eylem planına benzer hedefler içermesine rağmen hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğiyle mücadelede Avrupa Birliği’nin etki alanını artırmış ve bazı politikaları merkezileştirmiştir. Ayrıca Görsel Medya Hizmetleri Direktifi[4], üye devletlere kendi egemenlik alanları dışındaki içerik sağlayıcılara karşı dava açmalarına olanak tanımış ve zararlı içeriğe çocukların erişimini önlemek için İnternet aktörlerinin sorumluluk düzeyini artırmıştır.
2008 Eylem Planı’nda hukuka aykırı ve zararlı İnternet içeriğine karşı mücadelede en önemli iki hedef şudur:
1. Bilişim endüstrisinin gönüllü olarak özdenetim ve içerik tarama politikaları geliştirmesini sağlamak,
2. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin gözetimlerindeki çocukların hukuka aykırı ve zararlı içeriğe ulaşmasını önlemek amacıyla İnternet servis sağlayıcıların filtreleme araçları sağlamasını teşvik etmek; bu şekilde yetişkinlerin yasal içeriğe ulaşmasına imkân vermek.
http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=28667





Son Yorumlar