Eyl 04

Eset Nod32 Antivirüs programının arayüzünde F5 tuşuna basarak Ayarlar ekranını açıyoruz.

Sol  tarafta bulunan Lisanslar seçeneğini tıklıyoruz ve ekranın sağ tarafında bulunan Ekle seçeneği ile Eset Kurulum Cd’sinin içerisinden  ESET\Lisans\RA\nod32.lic dosyasını gösteriyoruz.

Ayarlar penceresini kapatmadan  Güncelle seçeneğine gidiyoruz ve Ayarlar seçeneğine tıklıyoruz.

Gelişmiş kurulum penceresinde Yansı (Mirror) sekmesine geliyoruz ve Güncelleme yansıtması oluştur seneğini işaretledikten sonra güncelleştirme dosyalarının depolanacağı klasörü belirtiyoruz ve Tamam diyerek işlemi tamamlıyoruz.

Güncelleme yansımasının oluşması için Virüs imza veritabanını güncelle seçeneğini tıklıyoruz.

 

Böylece Eset kullanıcılarının güncelleştirmeleri alabilmesi için mirror (Yansı) yapılandırmasını gerekleştirmiş olduk. Bir sonraki makalemizde Eset Remote Administrator Server ve Eset Remote Administrator Console kurulumlarını gerçekleştireceğim.

Yazan : ceyhun çamlı \\ Etiketler: , , ,

Eyl 03

Eset Nod32 Server olarak belirlediğimiz makine üzerinde Eset Kurulum Cd’si içerisinde yer alan ESET NOD32 .0 Antivirus for Win XP20002003Vista (32-bit) Türkçe klasöründe bulunan eavbe_nt32_trk.msi dosyasını çalıştırıyoruz.

Eset Nod32 kurulum sihirbazı bizi karşılıyor. İleri diyerek kurulumu başlatıyoruz.

Lisans sözleşmesini kabul ettikten sonra ileri diterek devam ediyoruz.

Yükleme modunu seçiyoruz. Ben ayrıntılı yapılandırma işlemlerini daha sonra gerçekleştireceğim için şimdilik Normal (en iyi ayarlar için önerilir) seçeneği ile devam ediyorum.

Kurulum Cd’sinin içinde bulunan ESET\Lisans\RA\Lisans.txt dosyasında bulunan kullanıcı adı ve parolayı girerek devam ediyoruz.

İleri diyoruz.

Virüs olmayan ama sistemimize zarar vermesi olası yazılımların algılanmasını etkinleştirmek için ThreatSense.Net Erken Uyarı Sistemi’ni etkinleştir seçeneğini işaretleyerek devam ediyoruz.

Yükle diyerek kurulumu başlatıyoruz.

Kurulum tamamlandığında Eset Nod32 arayüzü karşımıza gelecektir.

Eset Nod32 kurulumuna ilişkin temel adımları içeren bu makalenin sonuna geldik. Bir sonraki makalemizde Eset kullanıcılarının güncelleştirmeleri alabilmesi için gerekli yapılandırmaların nasıl gerçekleştirileceğine değineceğiz.

Yazan : ceyhun çamlı \\ Etiketler: , , ,

Eyl 01

 

Çocuğun gördüğü düştür barış.
Ananın gördüğü düştür barış.
Ağaçlar altında söylenen sevda sözleridir barış.
Akşam alacasında, gözlerinde ferah bir gülümseyişle döner ya baba elinde yemiş dolu bir sepet;
ve serinlesin diye su, pencere önüne konmuş toprak bir testi gibi
ter damlalarıyla alnında…
barış budur işte.
Evrenin yüzündeki yara izleri kapandığı zaman,
ağaçlar dikildiğinde top mermilerinin açtığı çukurlara,
yangının eritip tükettiği yüreklerde
ilk tomurcukları belirdiği zaman umudun,
ölüler rahatça uyuyabildiklerinde, kaygı duymaksızın artık,
boşa akmadığını bilerek kanlarının,
barış budur işte.


Barış sıcak yemeklerden tüten kokudur akşamda
yüreği korkuyla ürpertmediğinde sokaktaki ani fren sesi
ve çalınan kapı, arkadaşlar demek olduğunda sadece.
Barış, açılan bir pencerden, ne zaman olursa olsun
gökyüzünün dolmasıdır içeriye.

 

Bir tas sıcak süttür barış ve uyanan bir çocuğun gözlerinin önüne tutulan kitaptır.
Başaklar uzanıp, 'ışık! ışık! ' diye fısıldarken birbirlerine!
Işık taşarken ufkun yalağından.
Barış budur işte.


Kitaplık yapıldığı zaman hapishaneler
geceleyin kapı kapı dolaştığı zaman bir türkü
ve dolunay, taptaze yüzünü gösterdiği zaman bir bulutun arkasından cumartesi akşamı berberden pırıl pırıl çıkan bir işçi gibi;


barış budur işte.

 

Geçen her gün yitirilmiş bir gün değil de
bir kök olduğu zaman
gecede sevincin yapraklarını canlandırmaya.
Geçen her gün kazanılmış bir gün olduğu zaman
dürüst bir insanın deliksiz uykusunun ardısıra.
Ve sonunda hissettiğimiz zaman yeniden
zamanın tüm köşe bucağındaki acıları kovmak için
Işıktan çizmelerini çektiğini güneşin.
Barış budur işte.

 

Barış ışın demetleridir yaz tarlalarında,
iyilik alfabesidir o, dizelerinde şafağın.
Herkesin 'kardeşim' demesidir birbirine, 'yarın yeni bir dünya kuracağız' demesidir;
ve kurmamızdır bu dünyayı türkülerle.


Barış budur işte.

 

Ölüm çok az yer tuttuğu gün yüreklerde,
mutluluğu gösterdiğinde güven dolu parmağı yolların,


şair ve proleter eşitlikle çekebildiği gün içlerine
büyük karanfilini alacakaranlığın…


barış budur işte.

 

Barış sımsıkı kenetlenmiş elleridir insanların
sıcacık bir ekmektir o, masası üstünde dünyanın.
Barış, bir annenin gülümseyişinden başka bir şey değildir.
Ve toprakta derin izler açan sabanların
tek bir sözcüktür yazdıkları:
Barış.


Ve bir tren ilerler geleceğe doğru
kayarak benim dizelerimin rayları üzerinden
buğdayla ve güllerle yüklü bir tren.
Bu tren barıştır işte.

 

Kardeşler, barış içinde ancak
derin derin soluk alır evren.
Tüm evren,
taşıyarak tüm düşlerini.
Kardeşler, uzatın ellerinizi.

Barış budur işte.

Yannis Ritsos – Barış

Yazan : ceyhun çamlı

Ağu 29

Bir bilge kisi, çölde öğrencileriyle otururken demiş ki;
- "Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?"
Öğrencilerden biri;
- "Uzaktaki sürüye bakarım," demiş, "Koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir."…
Başka bir öğrenci söz almış ve "Hocam" demiş, "İncir a…ğacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır."
Bilge kişi, uzun süre susmuş. Öğrenciler meraklanmışlar ve "Siz ne düşünüyorsunuz hocam?" diye sormuşlar.
Bilge kişi şöyle demiş;
- "Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona "bacım" diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, "kardeşim" sayabildiğimde anlarım ki; sabah olmuştur, AYDINLIK başlamıştır…"
 

Yazan : ceyhun çamlı

Ağu 26

Şu anda okumakta olduğum ve mutlaka okunması gereken bir kitap olarak gördüğüm için kitabın bitmesini beklemeden bloguma ekliyorum. Biliyorum ki kitap çok tepki çekebilecek hassas konuları içeriyor. Ama benim inandığım birçok fikre de yer verdiği için mutlaka burada yer almalıydı.

"Bugün dünyanın pek çok ülkesinde yaygınlık kazanan ve vaktiyle Mahatma Gandhi tarafından formüle edilen sivil itaatsizlik veya pasif direniş yöntemi, esas olarak Tolstoy’un bu kitapta dile getirdiği fikirlere dayanmaktadır. Tolstoy, bu “eşsiz” eserinde devlet, mülkiyet, askerlik, savaş ve genel olarak şiddet karşıtlığını son derece tutarlı ve mantıklı bir temele oturtmaktadır.

Öte yandan, şiddeti ve savaşı meşrulaştıran ve öldürmeye onay veren Kiliseyi Hıristiyanlık karşıtı bir kurum olarak gören Tolstoy, Kilise Hıristiyanlığını, “dünyanın en yozlaşmış dini” olarak niteler. Tolstoy’un karşı çıkışı, başta Hıristiyanlık olmak üzere tüm dinlerin kurumsal temellerine yönelik bir reddiyedir. Dahası, şiddeti kanıksamış olan bugünün dünyasına açık ve doğrudan bir eleştiridir."

Yazan : ceyhun çamlı