Yaşamın her alanında, ağlar (GSM-GPS-İnternet-Uydu vb.) ile sarılmış olarak dünyanın her yerinden, izlenir, gözlenir hale geliyoruz. İzlenen, gözlenen kara, deniz, hava ve uzaydan toplanan veriler, karar destek sistemlerini beslemek için, sınıflandırıp tekrar yeni bilgiler elde etmek, beraberin de geleceği tahmin etme, hatta savaşların sonucunu kestirme gibi işlere yarıyor.
İşte bu temelden hareketle, ağdan toplanan veriyle, ağ merkezli savaş, Komuta, Kontrol, Muhabere, Bilgisayar, İstihbarat, Gözetleme, Keşif kabiliyeti eş zamanlı olarak mümkün hale geliyor. C4ISR (Command, Control, Communications, Computers, Intelligence, Surveillance, Reconnaissance)
Ağ Merkezli Savaş; Hava, Deniz, Kara, Uzay kuvvetlerinin eş güdüm içerisinde, değişen şartlara göre taktik geliştirebildiği ve ağ merkezli olarak, karar destek sistemine tüm savaş değişkenlerine ait bilgileri toplayıp, aktardığı bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.
Klasik anlamda, komuta-kontrol kademesinin hantal yapısı, taktik bir üstünlük olarak ağ merkezli savaşla aşılmış oluyor.
Cephelerde, savaşan ve gözlem yapan tüm unsurlardan algılayıcılarla toplanan değişken veriler, taktik veri linkleriyle savaşın komuta-kontrol merkezine akıyor. Böylece, Komuta, Kontrol, Muhabere, Bilgisayar, İstihbarat, Gözetleme, Keşif kabiliyetleri eş zamanlı kullanılmış oluyor.
İşte tam da bu bölümde, havadan yapılan gözlem, saldırı ve savunma kabiliyeti, sonucu belirleyen önemli bir kuvvet çarpanı olarak karşımıza çıkıyor.
Bu amaçla geliştirilen uçaklar ve insansız hava araçları (İHA) günümüz savaşlarında, bilginin toplanması, düşmanın uzaktan görülmesi, yer ve konum bilgilerinin paylaşılması ve komuta kademesinin karar destek sistemleri için en önemli unsurdur.
Havacılık elektroniği olarak tanımlanan (Aviyonik) sistemler; uçaklar, insansız hava araçları, füzeler, roketler için vazgeçilemeyecek derecede önemli.
Seyr-ü Sefer Sistemleri, Haberleşme Sistemleri, Kokpit Göstergeleri ve Kontrolleri olarak özetleyebileceğimiz, Aviyonik Sistemler topladıkları verilerle, hava aracının komuta-kontrolünü sağlayarak, verilen taktik görevi yerine getirmeye çalışır.
Aviyonik Sistemlerin kullanıldığı savaşların, en zayıf tarafı, elektronik savaş taktiği olarak bulandırma-karıştırma saldırılarına açık olmalarıdır.
Elektronik Savaş tarihine kısaca bakarsak,
1905 yılında Rus-Japon savaşında telsizin kullanılması sonucu savaşın kaderinin Japonlar lehine değişmesi,
1935 yılında radarın İngilizler tarafından geliştirilmesi, 2. Dünya Savaşı'nda Almanlar'ın Bismarck adlı savaş gemisinde radar algılama lambası olarak Metox'ları kullanmaları ve İngilizlerin Magnetron kullanmaları ve Alman denizaltılarını tespit edip imha etmeleri,
Elektronik karıştırmanın, tarihte ilk kez harekat planlarının bir parçası olarak uygulanması Normandiya Çıkarması'dır. Müttefikler bu harekatı gizlemek için detaylı bir aldatma ve karıştırma planı geliştirerek Almanlar'ı, çıkartmanın Calais civarına yapılacağına inandırmaya çalıştılar. Dover civarındaki telsiz haberleşmesini artırarak, Almanlar'ı kuvvetlerinin bu civarda yoğunlaştığına inandırdılar. Calais civarındaki radarları aldatarak, buraya doğru bir donanmanın ve uçakların yaklaştıklarının sanılmasını sağladılar. Normandiya civarında bulunan radarları karıştırarak esas o tarafa doğru olan çıkartmayı gizlediler. Böylelikle Almanlar'ın durumu önceden fark edip stratejik ihtiyatlarını bölgeye kaydırmadan önce, Müttefik Kuvvetler kıyı başı üstünlüğünü ele geçirerek 2. Dünya Savaşının bu en büyük harekatını başarıyla gerçekleştirdiler.
Soğuk Savaş döneminde, Sovyetler Birliği Avrupadan kendi topraklarına propaganda yayını yapan BBC ve Amerikanın Sesi radyolarını karıştırmak için , 1500 kadar radyo istasyonu ile 1954 yılına kadar yayın yapar.
Yeni Rus radarları hakkında hiçbir şey bilmediğini fark eden Batı, 1949 yılından itibaren Ruslara karşı Elektronik İstihbarat (ELINT) faaliyetlerine başlar. Etkili bir ELINT faaliyeti için karşı tarafın yeteneklerinin tespiti gerektiğinden bu dönemde bloklar arasında karşılıklı olarak hava sahası ihlallerinin arttığı görülür.
Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan diğer önemli elektronik savaş / SIGINT uygulamaları arasında; SIGINT Merkezlerinin (örneğin İran'da) kurulması, Uçaklarda bulunan TACAN (Tactical Air Navigation) veya ADF (Automatic Direction Finding) adlı seyrüsefer sistemlerinin Elektronik Aldatma ile yanıltılarak uçakların yanlış meydanlara indirilmesi dikkat çekmektedir. Bu konuda özellikle Ruslar çok başarılı olmuştur.
Vietnam savaşı, Arap-İsrail savaşları, İngiltere-Arjantin Falkland savaşları, Bekaa Vadisi savaşı, Körfez savaşı ve Irak işgalini bulandırma-karıştırma taktiklerinin yoğun başvurulduğu elektronik savaşlara örnek verebiliriz.
Ağ merkezli savaşlarda, uçak ve insansız hava araçlarına ait taktik veri linkleri önemli ölçüde, Aviyonik Sistemlerin topladığı komuta-kontrol verilerini taşır.
Taktik veri linklerine yapılacak olan protokol bulandırma saldırıları ile savaşın komuta-kontrolü için gerekli olan bilgi, güvenli olmaktan çıkarak, kuvvet çarpanı olan uçak ve insansız hava aracını etkisiz kılabilir.
Bir başka bulandırma saldırısı da, doğrudan Aviyonik sistemlere RF ile yapılarak, uçak ve insansız hava aracının düşürülmesiyle sonuçlanabilir.
Askeri üslerde bulunan radar ve yardımcı donanımlarla, insansız hava aracı ve uçaklarda bulanan kızıl ötesi (ileri bakışlı hedef tespit ve teşhis) FLIR sistemleri ve yapay açılı radar (SAR) bulandırılabilir, karıştırılabilir.
Seyr-ü Sefer Sistemleri, Haberleşme Sistemleri, Kokpit Göstergeleri ve Uçuş Kontrol Sistemleri, Bilgi Kontrol Sistemleri olarak özetlenebilecek olan Aviyonik Sistemler, RF ile bulandırma-karıştırma saldırıları sonucu çalışamaz veya yanlış ölçüm yapar hale gelebilir.
Böyle bir durumda, yükseklik ölçer, (Radio Altimetre), radyo haberleşmesi gibi daha birçok kritik görev , İHA ve uçaklarda sağlanamadığı için, aviyonik sistemleri kör edilmiş bir hava aracının, ağ merkezli savaşta yer alması mümkün olmaz.
Cenk Ceylan


Son Yorumlar