Mar 31

Günümüz ortamında büyük firmalar uzak bölgelere şubeler açma ihtiyacı duyabilirler. Böyle dağınık konumda bulunan firmalar Main Office ile Branch Office’leri arasında network bağlantıları kurma ihtiyacını düşük maliyetlerle karşılamak isterler. İşte bu ve buna benzer ihtiyaçları karşılamak üzere farklı teknolojiler üretilmiştir. Bunlardan iki tanesi makale konumuzu oluşturmaktadır.

VPN ve RAS VPN (Virtual Private Network) VPN şirket network kullanıcılarının internet bulutu aracılığı ile uzak yerlerden şirket networküne bağlanmalarını sağlayan herkese açık bir erişim yöntemidir. Bunun için şirket server’ı üzerinden çeşitli ayarlamalar yapmak gerekmektedir. RRAS olarak adlandırdığımız servis Windows Server 2003 cd’si üzerinden ilgili server’a kurulduğunda bu hizmet network kullancılarına sunulabilir. Yada Web arayüzlü bir konsol sayesinde kullanıcılar erişim yapabilecekleri diğer kullanıcı ve sunucuları görebilirler. Bir çok firewall bu hizmeti sağlamaktadır. VPN sayesinde kullanıcılar uzak yerlerden şirket networküne kendi kullanıcı adları ve şifreleri ile bağlanıp sanki şirket networkündeymiş gibi hareket edebilirler. Tabi böyle kritik bir uygulamanın güvenlik düzeyi de önem kazanmaktadır. Bilindiği gibi internet herkese açık bir ortamdır ve uzak kullanıcıların şirkete bağlanmaları esnasında bilgiler başka kişilere de geçebilir.

Vpn servisi bu açığı internet bulutu içerisinde uzak kullanıcı ile şirket networkü arasında güvenli bir tunel oluşturarak kapatmaktadır. Böylece veriler kapsüllenerek bu özel tunelden geçer ve şirket networküne ulaştırılır. Bu sayede kullanıcı şirket networküne bağlanırken güçlü Authentication yöntemleriyle (MS-CHAPv2,EAP,EAP-TLS) karşılaşır ve gönderilen veriler de şifrelenerek (encryption) tam bir güvenlik sağlanır.

Peki bu olay nasıl gerçekleşiyor?

Uzak bir yerden şirket networküne bağlanmak isteyen kullanıcı bilgisayarı, bağlantıda bulunduğu ISP( İnternet Servis Sağlayıcı) ‘yi arar. ISP’de bilgisayar ile şirket network’ü arasında direk iletişimi sağlayacak sanal bir ağ oluşturur. Ve bu sayede kullanıcı şirket networküne güvenli bir giriş yapmış olur. Bu tunel iki farklı güvenlik protokolünü kapsar

• PPTP (Point to Point Tunneling Protocol)

• L2TP (Layer Two Tunneling Protocol) Her ikisi de istemci bilgisayar ile sunucu bilgisayar arasında şifrelenmiş veri iletimini sağlayan ve bu veriler için özel tuneller oluşturan protokollerdir.

Aralarındaki fark ise L2TP’nin IPSec adı verilen makine tabanlı şifreleme teknolojisini kullanmasıdır. L2TP tunelin güvenlik ayarlarını dikkate alarak otomatik olarak IPSec ile ikincil bir güvenlik daha sağlar. PPTP ‘de aynı şekilde iki bağlantı arasında güvenli bir tunel oluşturarak point to point (uçtan uca) bir bağlantı sağlar. Fakat L2TP’den farklı olarak IPsec güvenlik protokolünü kullanmaz. Sadece tunelden gönderdiği verileri şifreler.

PPTP Microsoft tarafından geliştirilmiş TCP/IP kullanan bir protokoldür. Buna karşı Cisco ise L2F’i geliştirmiştir.Bu da PPTP’nin aksine TCP\IP’yi değil UDP’yi kullanan bir protokoldür. L2TP Microsoft ve Cisco’nun ortaklaşa oluşturduğu IP,IPX ve bunun gibi bir çok protokolü kullanan entüstri standardı olmuş bir yöntemdir.

L2TP kimlik doğrulama, kaynak ve hedef bilgisayarların birbirlerine güvendiklerini doğrulamak için kullanıcı kimliklerini değil bilgisayar kimliklerini (IPsec sayesinde) kullanır. IPSec güvenliği başarıyla tamamlandıysa L2TP encryption ve authentication seçenekleri de dahil olmak üzere tuneli belirler ve kullanıcı kimliğine bağlı olarak erişimi gerçekleştirir.

RAS (Remote Access Service) RAS uzak kullanıcıların bağlı bulundukları modem aracılığı ile şirket networkündeki modeme doğrusal olarak yaptıkları dial-up bağlantılardır. RAS bağlantısı için telefon hatları (ISDN) kullanılır. Bu bağlantılar aracılığı ile kullanıcı kendi kullanıcı adı ve şifresini kullanarak şirket networküne doğrudan bağlanabilir. Bu bağlantı internet sağlayıcısı tarafından dial-up bağlantı olarak ücretlendirilir.

RAS servisini konfigure etmek için Windows Server 2003 cd’si aracılığı ile RRAS(Routing and Remote Access Services)’ı şirket networkünde kullanılan server’a kurmamız gerekmektedir. RRAS servisi sayesinde kaç kişinin RAS ile bağlantı yapabileceği hangi günlerde hangi saat aralıklarında bağlanabilecekleri ve ne kadar bağlı kalabilecekleri gibi yönetim ayarlarını gerçekleştirebiliriz. RAS servisi bu bağlantıları gerçekteştirmek için PPP (point to point protocol)’ü kullanır. Bu protokol sayesinde kullanıcılar uzak bilgisayarlardan network’e güvenli bağlantılar yapabilirler.

VPN ve RAS arasındaki en önemli fark güvenliktir. VPN PPTP ve L2TP gibi üst düzey güvenlik sağlayan protokolleri kullanmaktadır. Özellikle L2TP IPSec ile konfigure çalıştığından ve çok güçlü şifreleme tekniklerini kullandığından uzak bağlantılar için tam bir güvenlik sağlar. Ayrıca L2TP büyük ağlar için PPP’ye göre çok daha iyi ölçeklenmiştir. Bunun yanında L2TP’nin Microsoft ve Cisco ortaklığında sadece TCP\IP protokolünü değil UDP gibi daha bir çok protokolü desteklemesi VPN’i RAS’dan ayıran özelliklerden bir diğeridir.

VPN güçlü Authentication teknikleri (MS-CHAPv2, EAP) ile de RAS’dan tamamiyle ayrılmaktadır. Kullanıcılar networke bağlanmak istediklerinde güçlü Authentication yöntemleriyle karşılaşırlar bu sayede sisteme yabancı kişilerin giriş yapabilmesi engellenmiş olur. RAS güvenlik bakımından VPN’e oranla daha zayıf bir görüntü vermektedir. Bunun nedeni RAS servisinin VPN gibi IPSec destekli L2TP protokolünü değilde kısmen daha zayıf özelliklere sahip PPP protokolünü kullanmasıdır. Bu sebeplerden dolayı RAS’ın kısmen güvenlik gerekliliğinin daha az olduğu durumlar için kullanıldığını söyleyebiliriz.

Şöyle ki bir Main Office-Branch Office ilişkisini RAS üzerinden kurmak şirket için hem ek bir masraf getirecek hem de güvenlik açısından sorunlar doğurabilecektir. Bunun yerine bir kullanıcının seyahat esnasında şirket networküne bağlanma ihtiyacı duyması gibi daha küçük çözümler RAS için düşünülebilir.

VPN bütün bu güvenlik özelliklerinin yanında ekonomik olarak da şirketlere kolaylıklar sağlar. VPN sayesinde şirketler ek bir masraf yapmadan, uzak kullanıcılarının hedef bilgisayara yada network’e sorunsuz ve güvenli bir şekilde bağlanmalarını sağlayabilirler.

RAS ise kullanıcıların dial-up bağlantılarla uzak bilgisayarlardan şirket içinde bulunan RAS servera erişim yaparak networke bağlanmalarını sağlayan bir yöntemdir ve bu da şirket için ek masrafları beraberinde getirecektir. VPN’ler kullanıcıların şirket networküne ISP (internet servis sağlayıcı)’nin herkese açık ağını kullanarak ISP yerel noktaları üzerinden bağlanabilmelerine olanak sağlar. Bu durum şirket main office’inde bulunan RAS server’a yapılan uzun mesafeli telefon çağrı ücretlerinden tasarruf sağladığı gibi, aynı zamanda şirket içinde RAS tabanlı uzaktan erişim yöntemleri barındırmanın getirdiği donanımsal, yönetimsel vb. harcamalarda da azalmalar sağlar.

VPN’ler aynı zamanda işletmeden işletmeye e-ticaret bağlantılarına yönelik, yeni ekstranet uygulamalara da olanak tanır. Frame Relay veya özel kiralık hatların bulunmadığı veya çok pahalı olduğu uzak ofisler için , şirketler internetin her tarafta bulunma ve ekonomik olma özelliğinden yararlanabilir. İnternet üzerinden yapılan işlerle ilgili kritik bilgilerin alış-verişi için gerekli olan, gizlilik ve güvenlik konuları VPN teknolojileri ile çözülmüştür. İşte bütün bu bilgiler ışığında gerek güvenlik, gerek maliyet gerekse büyük çözümlere yanıt verebilme açısından VPN’i RAS ‘a oranla daha üstün bir seçenek olarak gösterebiliriz.

Yazar ceyhun çamlı \\ tags: , , ,

Mar 31

Bilgisayar ağları ve özellikle İnternet, kullanıcılara büyük olanaklar verirken ciddi güvenlik sorunlarını da beraberinde getirdi. Ağa bağlı bilgisayarlarda çalışanların bu güvenlik sorunları konusunda bilgili olmaları zorunlu hale geldi. Ancak güvenlik ile kullanım kolaylığının çoğu zaman birbirleriyle çelişmesi ve kullanıcıların seçimlerini genellikle kullanım kolaylığından yana kullanmaları güvenlik önlemlerinin yerleşmesini engelledi. Bu bölüm, akademik ortamlarda yaygın olarak kullanılan Linux işletim sisteminde sistem sorumlularına güvenlik için yapabilecekleri konusunda yol göstermek ve kullanıcılara tehlikeleri tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır. 

ŞİFRELER VE ŞİFRE SEÇİMİ
Çok kullanıcılı işletim sistemlerinde kullanıcının kimliğinin belirlenmesi büyük önem taşır. Hem sistemi kullanmaya yetkisi olmayan kişilerin sisteme girmelerinin engellenmesi, hem de sistemdeki kullanıcıların birbirlerinden ayırt edilebilmeleri için, her kullanıcıya bir şifre verilir ve sisteme giriş başta olmak üzere tüm kritik işlemlerde kullanıcıya şifresi sorulur. Şifreler, diğer kullanıcı bilgileriyle birlikte, /etc/passwd veya /etc/shadow dosyasında tutulur.
Bazı uygulamaların şifre dosyasının bazı alanlarına erişmeleri gerektiğinden şifre dosyası, sistemdeki bütün kullanıcılar tarafından okunabilecek bir dosya olmalıdır. Bu nedenle şifreler bu dosyaya açık halde değil, şifrelenerek yazılırlar.
Şifre yönteminin güvenilirliği, sistemdeki kullanıcıların şifre seçiminde gösterdikleri özene bağlıdır. Kolay akılda kalacak şifreler, çoğu zaman kolay tahmin edilebilir. Buna karşılık, zor tahmin edilebilen şifreler kullanıcıların akıllarında kalmayabileceklerinden bir yere yazmalarına ve böylece yeni tehlikeler oluşturmalarına zemin hazırlayabilir.
Şu tip şifreler kolay tahmin edilebilen şifreler sayılmaktadır:
1. Kullanıcı ile yakınlığı olan kişilerinkiler (kendisi, ailesi, arkadaşları, yakınları) başta olmak üzere bütün erkek ve kadın isimleri
2. Doğum tarihleri
3. Kullanıcı ile ilgili herhangi bir bilgi (kullanıcı adı, oda numarası, telefon numarası, arabasının plaka numarası, sosyal güvenlik numarası)
4. Klavyede belli bir düzene göre ardarda gelen harflerden oluşan şifreler (örneğin qwerty veya abcdefg gibi)
5. Anlamlı bir sözcük (bilgisayar terimleri, yer isimleri)
6. Yanlızca küçük (ya da yanlızca büyük) harflerden oluşan şifreler
7. Yukarıdakilerden birinin başına ya da sonuna bir rakam eklenerek oluşturulan şifreler
8. Yukarıdakilerin ters yazılışları

İyi bir şifre üretmek için önerilen iki yöntem vardır:

1.İki sözcüğün aralarına bir rakam ya da noktalama işareti konarak birleştirilmesi
2.Seçilen bir cümlenin sözcüklerinin baş harfleri

Tehlikeler
Şifre dosyasına erişimi olmayan bir saldırgan, hedef seçtiği bir kullanıcının şifresini deneyerek bulmak zorundadır. Olası bütün şifrelerin çokluğu göz önüne alınırsa bu tip bir saldırının etkisiz olacağı düşünülebilir. Ancak, çoğu sistemde, şifresi boş olan, kullanıcı adıyla aynı olan ya da sistem sorumlusunun geçici olarak verdiği basit şifreyi değiştir(e) meyen kullanıcıların sayısı azımsanamayacak düzeydedir. Bir tek kullanıcının bile şifresinin elde edilmesi sisteme giriş için yeterli olduğundan güvenlik açısından büyük sorunlar yaratabilir.
Saldırgan, şifre dosyasının bir kopyasını alabilirse işi oldukça kolaylaşır. Hem çok daha hızlı çalışabilir, hem de hedef sistemin sorumlusunun dikkatini çekmek tehlikesinden kurtulur. Bir saldırganın şifre dosyasını eline geçirmesi birkaç şekilde mümkün olabilir. Örneğin bir kullanıcının şifresini elde ederek sisteme girer ve dosyayı alır, bazı programlardaki hatalardan yararlanarak sisteme girmeden dosyayı elde edebilir, sistemdeki bir kullanıcı şifre dosyasını saldırgana gönderebilir veya saldırgan, sistemdeki kullanıcılardan biridir.
/etc/passwd dosyasındaki şifreleri kırmaya çalışan çeşitli yazılımlar bulunmaktadır. Bunların en etkililerinden ve en yaygın kullanılanlarından biri Crack isimli programdır. Alec E. Muffett tarafından geliştirilen Crack, sözlük saldırısı yöntemini kullanan bir şifre kırma programıdır. Giriş olarak verilen sözlüklerdeki sözcükleri şifre dosyasındaki ‘salt’ bilgileriyle şifreleyerek şifre olarak kullanılıp kullanılmadıklarına bakar. Ayrıca sistemin kullanıcı bilgilerinden de olası şifreler üretmeye çalışır.
Önlemler
Şifre güvenliğinin en önemli şartı, başta sistem sorumluları olmak üzere, bütün kullanıcıların iyi şifre seçmenin önemini kavramalarıdır. Herkes, şifresinin yetkisiz birinin eline geçmesi durumunda kendisi ve diğer kullanıcılar açısından oluşan tehlikeleri anlamalıdır. Nelerin kötü şifre olduğu ve nasıl iyi şifre seçilebileceği konusunda kullanıcılar eğitilmelidir. Bu koşul gerçekleşmedikçe aşağıda sözü geçen önlemlerin çoğu da başarısız olacaktır.
1. Şifre seçiminin kullanıcıya bırakılmaması : Şifreler, sistem sorumlusu tarafından ya da rasgele şifre üreten bir program tarafından seçilerek verilir ve kullanıcılara şifrelerini değiştirme hakkı tanınmaz. Bu yöntem, iyi şifreler üretmekle birlikte, kullanıcıların akıllarında tutamayacakları şifreleri bir yere yazmalarına neden olur.
2. Şifre seçiminin kısıtlanması : Kullanıcının kötü olduğu bilinen bir şifre seçmesi engellenir.
3. Şifre dosyasının sistem sorumlusu tarafından kırılması : Sistem sorumlusu, zaman zaman, şifre dosyasını Crack tipi bir program ile tarayarak zayıf şifreleri arar. Bulduğu zayıf şifreli kullanıcıların hesaplarını kilitler.
4. Şifrelerin geçerlilik sürelerinin kısıtlanması : Yeterince sık değiştirilmeyen şifreler, kuvvetli de olsalar, saldırgana aramak için daha uzun zaman tanıdıklarından tehlike yaratırlar. Bu nedenle, şifrelerin belli bir süre sonunda geçerliliklerini yitirerek yeni bir şifre verilmesi zorunluluğu getirilebilir.
5. Gölge şifreler (shadow passwords) : Şifre dosyasının bazı alanlarının herkes tarafından okunabilir olması gerekse de, şifre alanının herkes tarafından okunabilir olması gerekmez. Bu nedenle, şifrelenmiş şifreler ancak sistem sorumlusunun okuyabileceği bir dosyaya alınabilir. Şifre dosyasındaki şifre alanına herhangi bir bilgi yazılırken (kullanıcı adı, * işareti gibi), gölge dosyasına (/etc/shadow) şifrelenmiş şifreler konur.
John F. Hough II tarafından geliştirilen Shadow Password Suite, sistemdeki şifre güvenliğini artırmaya yönelik bir pakettir. Gölge şifrelerin yanısıra, daha uzun şifreleri (16 karakter) desteklemesi ve şifrelerin geçerlilik sürelerini kısıtlaması nedeniyle sistem sorumlularının çokça kullandığı araçlar arasında yer alır.

Yazar ceyhun çamlı \\ tags:

Mar 31

1970 ortaları
AT&T şirketi güçlü ama sıradan bir işletim sistemi olan UNIX’i geliştirdi ve kaynak kodlarını saklı tuttu.

1991 Ağustos
Linus Torvalds, henüz Helsinki Üniversitesinde öğrenciyken 21 yaşların geçerli standartları kullanarak Unix-temeli üzerinde Linux’u adlandırdı. İlk sürümü 0.02 idi.

1994
Torvalds linux çekirdeğinin 1.0 sürümümü salık verdi.

1994
Garden Grove, 150000 nüfuslu California, dünyada, tümüyle linux üzerinde çalışacak ilk şehir haline geldi.

1995
Girişimciler Bob Young ve Mark Ewing Red Hat Linux’u risk alarak kendi pazarlama ve teknik uzmanlıklarında kullanmaya karar verdiler.

1996
Red Hat Linux 4.0, InfoWorld tarafından yılın masa üstü işletim sistemi olarak seçildi. Takip eden sene Red Hat 5.0 aynı başarıyı tekrarladı.

1998
International Data Corporation (IDC) nin sonuçlarına göre linux’un pazar payı1996’daki  %6,8’den %12,2’ye fırladı.
Ayrıca, LinuxWorld sonuçlarına göre dağıtımcıların oyları ve değerlendirmeleri sonucunda Red Hat %74 oranında favori oldu.
Sybase, Oracle ve Informix firmaları Red Hat Linux’u kendi veritabalarına uyumlu olduğunu duyurdular.

1998, Mayıs 11
Corel firması, WordPerfect Office Suite’nin Red Hat Linux’la uyumluluğunu duyurdu.

1998, Eylül
Intel, Netscape Communications ve büyük risk şirketi Benchmark Capital ve Greylock Management Red Hat’a yatırım yaptı.

1998, Ekim
Computer Associates Red Hat Linux’u desteklediğini duyurdu. Başkan olarak Matthew Szulik in  de katılmasıyla birlikte Red Hat gelişiyor…

1998, Kasım
Red Hat Linux 5.2 piyasaya sürüldü.

1998, Aralık
IDC  açıkça gösterdi ki önceki yıla göre linux tabanlı sunucularını %212 artış gösterdi.

1999, Haziran
Red Hat kullanıcılara  96,6 milyon dolarlık stok sunacağını duyurdu.
Linux ve Diğer İşletim Sistemleri

• Linux, diğer işletim sistemleriyle aynı sabit diski paylaşabilir.
• UNIX’i öğrenmek için en kolay ve ucuz yoldur.
• ISS lerin bir çoğu Linux kullanımına hızla geçiş yapıyor.
• Intranetlerde Linux kullanımı aynı güvenilirliktedir. Üstelik çok daha düşük maliyetle.

Avantajları

• Ücretsiz temin edilebilir.
• Programcılığa merak saranlar için kodları serbest (free) dağıtılır.
• UNIX iş istasyonuna göre daha düşük maliyetle kurulur. (Aynı sistem için)
• İşletim sisteminin temelini oluşturan çekirdek kullanıcı tarafından derlenir.

Dezavantajları

• Bedava olması, insanların sisteme olan güvenini azaltıyor.
• Sürekli gelişim halinde olması da eksi puandır.(ör.hala W95 programlarını çalıştıramıyor:-))
• Teknik destek, dağıtım ve dokümantasyon zayıftır.

REDHAT LINUX’UN ÖZELLİKLERİ

 Kuzey Caroliian’daki bir grup programcının linux’a ilgi duymalarıyla başlayana yakınlık kendi dağıtımlarını geliştirme amacıyla gelişir ve yapıcı fikirler olgunlaşır. Bu grubun amacı o ana dek yapılamayanları gerçekleştirmektir. Bunlardan en önemlisi, paket tabanlı bir dağıtım geliştirmektir.
 Paket tabanlı bir dağıtımın pek çok avantajı vardır. Her paket test edilerek onaylandıktan sonra dağıtıma girer. Tek bir komutla paket ve içerdiği çalıştırılabilir dosyalar, yapılandırma dosyaları ve alt dizinleri sisteme kurulabilir. Denedikten sonra sevmezseniz paketi yine kolaylıkla iz kalmadan temizlersiniz. Bu yapının  bir özelliği daha vardır: Dağıtımın kolaylıkla güncellenebilmesi özelliği…
 Diğer dağıtımların (örneğin Slackware) güncellenmesi neredeyse mümkün değildir. Tüm sistemi silerek yeniden kurmanız gerekmektedir. Bunun için harcanan zaman çoğu zaman birkaç gündür. Ve emeklerinin boşa gitmesi tehlikesi de vardır.
 Redhat Linux’un kurulumu oldukça basittir. 30 dakika içinde komple bir sistem çalışır vaziyette elinizin altındadır. Kurulum programı sistemdeki pek çok kartı tanır ve buna göre kuruluma devam eder.
 Sistem yönetimine ilişkin onlarca komut vardır. Bu komutların bir sistem yöneticisi tarafından bilinmesi ve  kullanılabilmesi için uzun zaman geçmesi gerekir. Alışmak için geçen süre bir yana, sistem yönetimi, kendisine ilişkin komutun tüm alt parametrelerinin de bilinmesini gerektirir. Bu da zaten zor kullanıma sahip olduğu düşünülen linux için eksi puandır.
 Redhat Linux’un sistem yönetimini kolaylaştıran araçlarıyla kullanıcı açma, kullanıcı bilgisi değiştirme, parola değiştirme, grup ekleme ve silme gibi kullanıcıya yönelik işlemlerin yanı sıra
• Ağ aygıtlarının yapılandırması
• Yedekleme birimi yapılandırması
• Ses kartı yapılandırması
• modül yapılandırması

Sistem yöneticisine yönelik metin ekran veya grafik tabanlı programları vardır.

Yazar ceyhun çamlı \\ tags: ,

Mar 31

1960 larda MIT ve General Electric’ın ortaklaşa yürüttükleri bir projede “Multics” isimli bir işletim sisteminin patentini aldılar. Dennis Ritchie ve Ken Thompson, bu proje de çalıştı. Bu iki kişi yeni bir projede bir işletim sistemi ortaya çıkardılar. İşletim sistemine “Multics” adından esinlenerek “Unics” ismi takıldıysa da daha sonraları bu isim UNIX olarak değiştirildi. UNIX’in en temel özelliği Dennis Ritchie tarafından yaratılan C dili ile oluşturulmasıydı. İşletim sistemleri o güne kadar sistemin mimarisine bağlı olan makine dili ile yazılmaktaydı. UNIX işletim sistemi makine dili yerine C dili temel alınarak kodlanmıştı. Bu da işletim sisteminin diğer platformalara taşınmasını kolaylaştırıyordu. UNIX işletim sistemi duyulmaya başladıktan sonra başta üniversiteler olmak üzere bir çok kişi ve kurumun ilgisini çekti. Özellikle üniversitelerin bilgisayar bilimleri bölümlerinde okuyan ve çalışan kişilerin desteği ile birlikte UNIX kısa zamanda büyük bir ilerleme kaydetti. Bunun sonucu olarakta en önemli bilgisayar işletim sistemi ünvanını eline geçirdi.

1980′lerin başında UNIX işletim sisteminden para kazanma yoluna gitti ve işletim sistemini özel lisanslar ile pazarlamaya başladı. UNIX’in ortaya çıktığı günden itibaren işletim sisteminin gelişmesine yardımda bulunan bir çok kişi bu karara karşı çıktı. Bunun üzerine amacı UNIX benzeri ve parasız dağıtılabilen bir işletim sistemi ortaya çıkarmak olan GNU projesi Richard Stallman tarafından başlatıldı.GNU’yu desteklemesi için 1984 yılında Stallman ve arkadaşları “Free Software Foundation (FSF)” projesini yarattılar. FSF’te “free” ile anlatılmak istenen bedava olan yazılımdan çok özgürce dağıtılan yazılım manasını taşımaktaydı. FSF’e göre herhangi bir amaç için kullanılabilen , kopyalanıp üzerinde gerekli değişiklik yapılabilen ve daha gelişmiş bir yazılım sistemine dahil edilebilen yazılım serbest yazılım(free software) olarak kabul edilmişti. Bu özgürlükler için temel olarak gereken şey yazılımın koduna erişimdi. Bu yüzden bu akım aynı zamanda “Kaynak Kodu Açık Yazılım – Open Source Software (OSS)” olarak da anılır.Linux günümüzde bulunan en büyük kaynak kodu açık yazılımdır.

AT&T UNIX işletim sistemini para ile lisanslayana kadar , UNIX üniversitelerde bilgisayar bilimi öğrencilerine işletim sistemlerini öğretmek için kullanılan bir araçtı. AT&T’nin yaptığı değişiklik sonrası üniversitelerin yeni bir işletim sistemine ihtiyacı ortaya çıktı. Bunun üzerine Andrew Tannenbaum UNIX benzeri bir işletim sistemi olan MINIX işletim sistemini ortaya çıkardı.
 1990 yılında Finli bilgisayar bilimi öğrencisi Linus Torvalds Intel mimarisindeki bilgisyarlar için hafıza yönetimi yapan bir yazılım üzerinde çalışmaya başladı.Bir zaman sonra bu projesinin genişletilmiş halinin UNIX çekirdeği gibi çalışabileceğini farketti. 1991 yılında comp.os.minix haber grubuna üzerinde çalıştığı projeyi bildiren ve geliştirme için öneri isteyen bir mesaj gönderdi. Torvalds bu yeni işletim sistemine Linus’un MINIX’i olarak tanımladığı LINUX adını verdi. Hiç beklemediği düzeyde ilgi gördü ve dünyanın dört bir yanından gönüllü programcıların gönderdiği eklemeleri de derleyerek linux’u ortaya çıkardı. 8 yıllık geçmişi olan Linux’un en çok seçeneklisi, destek hizmeti en iyi olan ve kurulumu en basit olan sürümü RedHat sürümüdür .
Linux’un bir önemli yanı ise GNU projesinin eksik olan bir parçasını doldurmasıydı. GNU projesi çerçevesinde yaratılacak olan Unix benzeri işletim sisteminin çoğu parçaları bitmişti. Yapılmayan en önemli parça işletim sisteminin çekirdeği idi. Bu eksikte Linux tarafından kapatılmış oldu. Yapılan araştırmalardan Internet’te bulunan web sunucularının büyük çoğunluğu Linux işletim sistemi üzerinde çalışmakta olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
Linus Torvalds ‘ın Minix’i geliştirmeye karar verdiğinde yardım ve destek istemek için mail gruplarına gönderdiği mail.
From: mailto: torvalds@klaava.Helsinki.FI   (Linus Benedict Torvalds)

Newsgroups: comp.os.minix

Subject: What would you like to see most in minix?

Summary: small poll for my new operating system

Message-ID: 1991Aug25.205708.9541@klaava.Helsinki.FI

Date: 25 Aug 91 20:57:08 GMT

Organization: University of Helsinki

Hello everybody out there using minix – I’m doing a (free) operating system (just a hobby, won’t be big and professional like gnu) for 368 (486) AT clones. This has been brewing since april, and is starting to get ready. I’d like any feedback on things people like/dislike in minix, as my OS resembles it somewhat (same pysical layout of the file-system (due to practical reasons) among other things).

 I’ve currently ported bash(1.08) and gcc(1.40), and things seem to work. This implies that I’ll get something practical with in a few months, and I’d like to know what features most people would want. Any suggestions are welcome, but I won’t promise I’ll implement them.

Linus (torvalds@kruuna.helsinki.fi)

PS. Yes – it’s free of ant minix code, and it has multi-threaded fs. It is not portable (uses 386 task switching etc), and it probably never will support anything other than AT-harddisks, as that’s all I have.

GNU: GNU, çekirdeği, sistem araçlarını, açıcılarını, kütüphanelerini ve son kullanıcı programlarını içeren bir işletim sistemidir. GNU’s Not Unix” (GNU Unix değildir)

Avantajları
UNIX işletim sistemine sahip bir bilgisayar kullanmak istiyorsanız ve bu işletim sisteminde platforma bağımlı bir yazılım kullanmıyorsanız, Linux ideal bir çözümdür.

Linux ücretsizdir. Sadece işletim sisteminin maliyeti açısından değil, verdiği performans için ihtiyaç duyduğu donanım açısından da çok ucuzdur. Üstüne üstlük çok kullanılan ve bol yedek parçası bulunan bir platform altında çalıştığı için belirli bir Linux sisteminin performansını artırmak için yapılması gereken yatırım başka bir UNIX iş istasyonunu aynı oranda geliştirmek için gereken yatırıma göre çok düşüktür. Fakat şirketler bazında Linux’un bedava bir işletim sistemi olması genelde gözardı edilir.

Bir Linux makina bu sayede sadece işletim sistemi açısından değil donanım olarak da ucuza gelmektedir.

Linux hızla geliştirilmektedir. Bu gelişimin en büyük yararı, eksikliklerin kullanıcıların talepleri ve çabaları sonucunda hızla giderilmesidir. Linux diğer tüm işletim sistemlerine göre belirli bir donanım için daha hızlı destek verebilmektedir.

Linux çok değişik donanımlar ve servisler için özel olarak hazırlanır. İşletim sisteminin temelini oluşturan çekirdek kullanıcı tarafından da derlenebildiği için, bu derleme sırasında sadece kullanım amacına yönelik alt programlarla donatılır. Bu genel olarak daha sistemin performansını artırmaktadır. (Örnek olarak SCSI donanımınız yoksa çekirdeğinizde SCSI ile ilgili alt programlara yer vermezsiniz)

Dezavantajları
Linux’un serbestçe dağıtılıyor olması bir çok kişinin bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır. `Ciddi bir şey olsa, bedava olmazdı !” kanısı oldukça yaygındır.

Linux’un sürekli gelişiyor olması en büyük dezavantajlarından biridir. Henüz tüm ihtiyaçlara cevap vermemesi (hala Windows95 programlarını çalıştıramıyor , gelişimin bazı aşamalarında topyekün değişiklikler yapılması, gelişimi takip etmek için bazen sürekli yenileme yapılması, birçok kullanıcının bu işletim sistemine güvenmemesine yol açmıştır.

Linux herhangi bir ticari destek altında gelişmemektedir. Bunun en büyük yararı işletim sisteminin ticari kaygılar taşımamasıdır. Ancak bunun yanısıra diğer işletim sistemlerinde olan teknik destek, dağıtım ve dokümantasyon alanlarında eksikleri vardır. Özellikle teknik destek eksikliği, anahtar teslim çözümlere alışmış kullanıcıların çokluğu Linux kullanıcılarının sayısını sınırlayan temel faktörler olmuşlardır.

Bu konudaki eksikliği gidermek için çeşitli gönüllü kuruluşlar, kullanıcı grupları oluşmuştur. Zamanla Linux teknik desteği ticari bir konu olarak ortaya çıkmıştır. Şu anda tüm dünyada Linux çözümleri konusunda teknik destek veren danışmanlar bulunmaktadır.

Linux işletim sistemini geliştirenlerin ticari kaygılar gütmemeleri bazı ticari yazılımların Linux üzerinde gelişmemesine sebep olmuştur. Linux üzerinde belirli konularda diğer işletim sistemlerinden aşağı kalmayan yazılımlar bulunmasına rağmen, belirli bazı konularda çok zayıf kalmıştır.

Linux üzerinde yer alan çözümlerin hepsi, basit kullanıcıların rahatça kullanabileceği düzeyde değildir. Bazı çözümler kullanıcıların belirli bir yazılım ve işletim sistemi bilgisine sahip olmalarını gerektirmektedir.

Yazar ceyhun çamlı \\ tags:

Mar 31

Network alanında ilerlemek isteyen BT profesyonelleri Cisco’nun sertifikasyon programı ile bilgi ve tecrübe sahibi olurlar. Cisco sertifikalı BT profesyonelleri, network planlamasında, ağ yönetiminde, danışmanlıkta, network kuruluş ve destek aşamalarında bilgi sahibi olurlar.

Cisco sertifikasyonları, kişilere iş hayatında anında kullanabilecekleri ve hayata geçirebilecekleri bilgi ve becerileri kazandırır. Laboratuvar çalışmaları ve gerçek hayata dayalı proje örnekleri yapıldığı için bireyler is hayatina çok hizli bir sekilde adapte olabilirler.

CCNA:

Cisco Certified Network Associate (CCNA) sertifikasi, kisinin Cisco network araçlarini yönetebilecegini ve en verimli sekilde çalistirabilecegini gösterir.

Cisco Certified uzmanlar, network altyapilarini en verimli sekilde dizayn etmek, kurmak, iletisimi sürekli kilmak, performansi arttirmak ve altyapidan kaynaklanan problemleri -olusmadan- çözerek toplam network maliyetini düsürmek için gerekli uzmanliga sahip olduklarini ispatlamis network profesyonelleridir.

CCNA sertifikasyonu için ICND(Interconnecting Cisco Network Devices) egitimi alinmalidir. Bu egitim sonunda 640-607 kodlu CCNA sinavi verilmelidir.

CCNP:

CCNP sertifikasyonu için, ICND, BSCN(Building Scalable Cisco Networks), BCMSN(Building Cisco Multilayer Switching Networks), BCRAN(Building Cisco Remote Access Networks), CIT(Cisco Internetwork Troubleshooting) egitimleri alinmalidir.

CCIE:

Dünya’da son derece az sayida olan CCIE’ler network konusunda dünyaca taninmis otoritelerdir. CCIE sertifikasyonu için verilmesi gereken zorlu sinavi asabilmek için, CCNP serifikasyonunun ardindan en az 2 yillik yogun tecrübe gerekmektedir.

Cisco Sertifikalarinin tam listesi
CCDA (Cisco Certified Design Associate)

CCNA (Cisco Certified Network Associate) Professional

CCDP (Cisco Certified Design Professional)

CCIP (Cisco Certified Internetwork Professional)

CCNP (Cisco Certified Network Professional)

CCSP (Cisco Certified Security Professional)

CCIE (CCIE Communications and Services)

CCIE Routing and Switching

CCIE Security

CCIE Voice Specialist

Cisco Cable Communications Specialist 1

Cisco Content Networking Specialist

Cisco Firewall Specialist

Cisco IDS Specialist

Cisco IP Telephony Design Specialist

Cisco IP Telephony Operations Specialist

Cisco IP Telephony Support Specialist

Cisco Multiservice Switching Specialist

Cisco MxU Specialist

Cisco Optical Specialist 1

Cisco VPN Specialist

Cisco Wireless LAN Design Specialist

Cisco Wireless LAN Support Specialist

Cisco kariyer sertifikasyonlarina sahip olmak neden önemli?

Internet’in %85′inin Cisco networking çözümleri üzerinde çalistigi günümüzde, kurumsal firmalarin tamamina yakini network altyapilari için Cisco çözümlerini kullanmaktadir.
En küçügünden milyonlarca USD’lik network altyapilarina sahip en büyük firmalara kadar her kurum için network çözümleri yasamsal öneme sahiptir. Bu yüzden kurumlar network altyapilarini tecrübelerine güvenebilecekleri profesyonellere teslim etmek istemektedirler. Dolayisiyla networking alaninda ilerlemek isteyenlerin Cisco sertifikalarina sahip olmalari beklenmektedir.

Cisco sertifikasyonlari, tüm dünyada networking profesyonellerine olan yüksek talebi karsilayabilmek için hazirlanmis ve çesitli seviyelerde network uzmanlari yetistirmek için planlanmistir.

Cisco Certified uzmanlar, network altyapilarini en verimli sekilde dizayn etmek, kurmak, iletisimi sürekli kilmak, performansi arttirmak ve altyapidan kaynaklanan problemleri -olusmadan- çözerek toplam network maliyetini düsürmek için gerekli uzmanliga sahip olduklarini ispatlamis network profesyonelleridir.

Bu yüzden Cisco sertifikalari, IT endüstrisinde yöneticiler tarafindan kalite göstergesi olarak kabul edilen ve en fazla itibar gören networking uzmanlik sertifikalaridir.
Cisco sertifikalarina sahip olmanin kurumunuza ve size katkilari nelerdir?

Cisco sertifikali IT profesyonelleri, network planlamasinda, ag yönetiminde, danismanlikta, network kurulus ve destek asamalarinda en üst düzeydeki bilgileriyle mükemmel projelerin mimari olurlar. Böylece çok daha kisa sürede, çok daha az maliyetle, daha saglikli ve verimli sonuçlar alinmasini saglarlar.

Cisco sertifikali IT profesyonelleriyle çalisan kurumlar, rekabet güçlerini yükseltebilmek için, çagin gerektirdigi bilisim altyapisini en iyi sekilde olusturabilirler.
Cisco sertifikali IT profesyonelleriyle çalisan kurumlar, sürekli gelisen teknolojiyi yakindan izlemek, yeni teknolojilerin is ihtiyaçlarina katkisini analiz etmek ve uygulanabilirligi olan çözümleri en kisa sürede kuruma entegre etmek için gereken vizyona sahip olurlar.

Kurumlar, sertifikali profesyonellerle çalistiklari sürece bilisim altyapisinda olusan problemlerden kaynaklanabilecek her türlü is ve para kaybini engellemek için gerekli kaynaklara sahiptirler.

Sertifikali profesyonellerle çalisan kurumlar, ihtiyaçlarina karsi düsen çözümleri çok daha iyi planlayarak birlikte çalistiklari çözüm ortaklarindan en yüksek verimi elde edebilirler.

Cisco sertifikalari, IT profesyonellerinin endüstrinin taleplerini karsilayabilecek uzmanlar olduklarini kanitlar.
Cisco sertifikalari, tüm dünyada yöneticiler tarafindan uzmanlik ve kalite göstergesi olarak kabul edilmistir.
Cisco sertifikali profesyoneller çalistiklari kuruma en yüksek katkiyi saglayarak daha üst düzey gelir ve sorumluluk sahibi olurlar.

Cisco sertifikali profesyonelleri, tüm dünyaya yayilmis diger network uzmanlari ile sürekli temas içinde olup diger ülkelerdeki örnek projeleri yakindan izleyebilirler.
Cisco sertifikali profesyoneller, her yil gerçeklesen ve tüm dünyadan konularinda en üst düzeyde uzmanlasmis network mühendislerinin katildigi networkers toplantisina davet edilirler. Bu toplantilara katilarak 300′den fazla ileri teknoloji semineri arasindan seçim yapmak ve ilgilenilen konularda sürekli önde kalmak mümkündür

Yazar ceyhun çamlı \\ tags: